Kıbrıs Barış Harekatı, 20 Temmuz 1974 yılında, Kıbrıs Türklerinin yaşadığı zulümlere bir son vermek için başlatılan bu harekat, başarı ile neticelenmiş ve Kıbrıslı Türkler artık zulüm dolu zamanlardan kurtulmuştur. Bu durum konunun en güzel tarafı. Bir de bunun öncesi var. Yani onlarca yıl süren zulüm. Rumlar tarafından gerçekleştirilen ve Türklere yönelik olan soykırımlar, Kıbrıs Barış Harekatı için en önemli yol oldu. Peki, bu harekat nasıl başladı? Hangi durumlar göz önüne çıktı. Sizlere bunlardan biraz bahsedelim.

Kıbrıs’ta Barış Harekatı Nasıl Başladı?

1571 yılında Kıbrıs, Osmanlı Devleti tarafından fethedildi ve yüzlerce yıl Kıbrıslılar büyük bir rahatlık içinde yaşadılar. Ancak bu durum, Osmanlı Rus savaşına kadardı. Bu savaşta Osmanlı Devleti yenilince, yapılan bir antlaşma ile ada İngilizlere belirli bir süre karşılığında kiralandı. Burada Osmanlı Devleti’nin borcu da çok etkili oldu. II. Abdülhamid zamanında kaybedilen ada, Lozan Barış Antlaşması ile de resmileşerek İngilizlere geçti. İşte bu süreçten sonra adada artık bir varoluş savaşı başladı. Şimdi size bu durumlardan bahsedelim.

  • “Enosis” Kıbrıs’ın Rumlar tarafından, Yunanistan’ın bir parçası yapılması fikridir. Bu fikir çerçevesinde, İngiliz ve Rumlar daima masada kalmışlardır.
  • Rumlar, I. Dünya Savaşı’nda İngilizlerden adanın kendilerine verilmesini talep etti. Bunun yanında adada bulunan Müslümanların da güvenliği İngilizler tarafından sağlanacaktı.
  • Öneri çerçevesinde gerekli düzenlemeleri yapan İngilizler, bunun karşılığında Yunanistan’ın savaşta kendi saflarında yer almasını istedi. Bu isteğe olumlu karşılık vermeyen Rumlar, I. Dünya Savaşı’na katılmadı.
  • Savaşın kazanılmak üzere olduğunu göre Rumlar, bir karar değişikliği ile savaşa katıldığını açıkladı. Safı ise İngilizlerden yanaydı.
  • Rumlar daha önce İngilizlerin yaptığı teklifi hatırlattı. İngilizlerden Kıbrıs’ı tekrar talep etti. İngilizler de bu çerçevede adada bulunan Müslümanların İngiliz vatandaşlığına geçebileceklerini söyledi. Bunun için de tam olarak iki yıl süre verdi.
  • Bu durum karşısında süregelen yıllar içerisinde Müslümanlar artık belirli periyotlar halinde Türkiye’ye göç etmeye başladı.
  • 1939 yılına kadar adadaki Müslüman göçü devam etti. Böylece Türk nüfusunda da ciddi azalmalar meydana geldi. Göç etmeyen kişiler de, sorgusuz sualsiz İngiliz vatandaşlığına geçirildi.

Adadaki süreç bu şekilde başladı ve devam etti. Ancak burada daha önemli konular da var. Bunlara da bir göz atalım.

Kıbrıs Türklerin Elinden Kaydı

Kıbrıs, Türk nüfusu yoğun olan bir adaydı, ancak yukarıda bahsedilen durum çerçevesinde adadaki Türk nüfus büyük ölçekte azaldı. Bu durum Lozan’a da etki etti. Lozan Barış Antlaşması’ndaki duruma göre, Kıbrıs’ın Türklere geçme ihtimali ortadan kalktı. Çünkü adada Türk nüfus ciddi şekilde azalmıştı. Böylece Kıbrıs II. Abdülhamid’den itibaren, Türklerin

elinden gitmiş oldu. Bundan sonra da yıllarca Türkler, Rumlar tarafından zulüm görmeye başladı.

kibris baris harekati

Ve Nihayet Kıbrıs Barış Harekatı Başladı

20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan harekat sonucunda, Kıbrıslı Türkler derin bir nefes almış oldu. Harekat sürecinde yaşananlar ise aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.

Başbakan Bülent Ecevit’in tutumunu destekleyen Necmettin Erbakan, o dönemki koalisyondaki birliği sağladıkları için, Kıbrıs Barış Harekatı başlatıldı.

Harekat başlarken, Lefkoşa semalarına Türk paraşütçüler inmeye başladı. Türk paraşütçülerin yanı sıra, Girne limanına da çıkarma yapıldı.

Harekatın parolası ise, “Ayşe Tatile Çıksın” oldu.

Bülent Ecevit, dünya basınına bu çıkartmayı bir savaş değil, barış için yaptıklarını söyledi. Aynı zamanda ana hedef, hem Türklere, hem de Rumlara barış getirmekti. Bu hedef de, Türkiye’nin ne kadar önemli bir başarıya imza attığını göstermektedir.

Türkiye’deki ikili koalisyon da bu harekatı kabul etti ve fikir birliği oldu.

Harekat iki aşamalı olarak gerçekleştirildi ve iki aşamada toplam olarak %37’lik bir bölüm Türklere geçti.

ABD’nin uyguladığı yaptırımlar sonucunda, Türkiye harekatı devam ettiremedi. Ancak 1 aydan kısa bir sürede %37’lik bir bölümün alınması, harekatın devamında adanın tamamının Türklere geçeceğini de net bir şekilde gösteriyordu. Ancak yaptırımların şiddetli olması, bunu engelledi.

Aynı zamanda Rumlar da Yunanistan’da o dönemki darbeden mustaripti. Genel çerçevede bakacak olursak, Rumların bu harekata kötü gözle bakması çok da mantıklı değil. Çünkü Kıbrıs Barış Harekatı onların da Yunanistan’daki darbeden uzak kalmasına yardımcı oldu. Türklere karşı bu duruşları, çok da mantıklı sayılamaz. Zaten o dönemki parola da; hem Türklere, hem Rumlara barış getirmekti. Türkiye kesinlikle bir işgal planı uygulamadı.

I. Cenevre Konferansı’nda adanın ikiye ayrılması kararlaştırılmıştı. Ancak Rumların alınan bölgeyi terk etmesi de gerekiyordu. Rumlar bunu yapmadı. Saldırılara devam etti. İşte Türk yetkililer de II. Cenevre Konferansı’ndan bir sonuç çıkmayınca, ikinci harekatı başlattı.

O dönemin Dış İşleri Bakanı olan Turan Güneş, Ankara’ya telefon açtı. “Ayşe tatile çıksın” dedi. İkinci harekat bu şekilde başladı ve adanın tam olarak %37’lik bir bölümü alındı.

Gerek ilk, gerekse de ikinci harekatta da Türklerin başarısı ortada. Aynı zamanda adaya bir huzur getirdiği de açık. Peki, Kıbrıs Barış Harekatı’nın sonuçları nelerdir?

Harekatın Sonuçları

Her iki harekat da tamamlandıktan sonra, belirli sonuçlar ortaya çıktı. İşte bu sonuçlar aşağıdaki gibidir.

Türkiye’den adaya harekat için giden askerlerden 498’i şehit oldu.

70’i mücahit olmak üzere tam anlamı ile 270 kişi de şehit oldu. Bu şehitler, Kıbrıs Türk tarafındaydı.

Genel olarak Kıbrıs Türklerinden şehit olan kişi sayısı, 1672 oldu.

13 Şubat 1975 tarihinde, Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Federe Devlet ve Meclis Başkanı ise Rauf Denktaş oldu.

15 Kasım 1983 tarihinde ise Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Kuruluş tüm dünyaya duyuruldu.

KKTC’nin ilk cumhurbaşkanı ise Rauf Denkteş oldu.

KKTC’yi şuan tanıyan tek devlet Türkiye’dir. O dönemde Pakistan KKTC’yi tanımış olsa da, yapılan baskı ve uygulanan yaptırımlar sebebi ile kararından dönmek zorunda kaldı. Buna da çok diyecek bir söz kalmıyor. Neticesinde Pakistan’ın Türklerin yanında olduğu net bir şekilde görüldü.

Yukarıdaki sonuçlar, ikinci harekat sonucunda oluşmaya başladı. Bu nedenle günümüzdeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları ve durumu da ortaya çıkmış oldu.

“Ayşe tatile çıksın” parolası ile devam eden harekat, büyük bir başarıyla sonuçlandı. Her ne olursa olsun, artık adaya bir huzur gelmiş oldu. Rumlar da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden çekilmek zorunda kaldı. Sizlere bu içeriğimizde Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili tüm değerlerden bahsetmeye çalıştık. Aynı zamanda Kıbrıs’ın bu kültürel ve tarihi dokusunu, eserlerini tanıyarak keşfetmek isterseniz, Ayaz Rent A Car firmamızdan araç kiralama hizmeti alabilirsiniz. “Kıbrıs’ta Ne Yapılır?” isimli içeriğimizi ziyaret ederek, tüm faaliyetleri öğrenmeniz mümkün.